El Secreto De Sus Ojos (Gözlerindeki Sır) Film İncelemesi

“Yarım kalmış bir aşk, boğazınıza dolanmış bir kement gibidir, peşiniz sıra gelir… Eğer şanslıysanız, yaşınıza bakmadan yeniden dolanıverir ayaklarınıza…” der filmin kahramanı. Aynı, faili bilinen ama adalet sağlanmamış bir cinayet gibi...2 dk


El Secreto De Sus Ojos (The Secret in Their Eyes- Gözlerindeki Sır), 2009 yılında “En iyi yabancı dilde film” Oscar’ı almış, Arjantin İspanyol ortak yapımı bir film.

Film, Eduardo Sacheri’nin Preguanta De Sus Ojos (Gözlerindeki Sorular) romanından uyarlanmış.

Juan José Campanella yönettiği filmde başarılı oyuncular, Ricardo Darin, Soledad Villamil, Guillermo Francella yer almış.

İspanyolca’nın fonetik yapısının aşk filmlerine uygunluğu açısından, filmi özellikle orijinal dilinde izlemenizi öneririm.

Arjantin’de askeri darbe yılları olan 70‘li yıllarda, faili bilindiği halde, sonuçlandırılmamış bir cinayeti takıntı haline getirmiş, 1999 yılında emekliye ayrılmış, bir adliye memurunun 25 yıl geriye giderek bu cinayeti aydınlatmaya çalışmasına tanık oluyoruz.

Filmin politik arka planı; 1976 yılında Isabel Peron döneminde, silahlı kuvvetler yönetime el koyar ve 1983 yılına kadar sürecek olan, adına ‘kirli savaş’ denecek olan korkunç bir dönem başlar. Tarihin en kanlı cuntalarından biri olan bu yönetim, ülkede yıllarca sürecek olan faili meçhul kayıplar, suikastlar, işkenceler, şaibeli cinayetlere neden olur. Dolayısıyla bu filmde Arjantinli usta yönetmen, bu dönemdeki adalet sistemini sorgularken aynı zamanda, insanların bu güç karşısında ki suskunluğunu, gerçekte ne istediğini söylemekten korkan küçük adamın haline benzetir.

Film, işlemeyen bir adalet sistemini sorgularken aynı zamanda, sevdiği kadını ulaşılamaz gördüğü için çekinip açılamayan, dolayısıyla aşkını yaşayamayan ve çözülemeyen bir cinayetle özdeşleştiren, bu cinayete takılıp kalmış bir adamın öyküsü ile, hayatını sevdiği kadının katilini cezalandırmak için adamış diğer bir adamın öyküsünü birlikte işler.

Korkunç bir cinayetle başlayan, tüm yaşamları bu cinayetle altüst olmuş insanların “adalet” in tecelli etmesi için gösterdikleri çaba, sonunda gelinen noktada genel anlamda ciddi bir “ adalet” sorgulamaları….

“Yarım kalmış bir aşk, boğazınıza dolanmış bir kement gibidir, peşiniz sıra gelir… Eğer şanslıysanız, yaşınıza bakmadan yeniden dolanıverir ayaklarınıza…” der filmin kahramanı. Aynı, faili bilinen ama adalet sağlanmamış bir cinayet gibi…

Gözlerin, sözlerin önüne geçtiği, ajitasyon olmayan ama ara ara da şahane diyalogları olan bir film. İnsanlar değişir ama tutkuları asla…Durup geçmişe baktığımda kendimi bitmiş tükenmiş olarak göreceğim için ben hep hareket haline olurum ve ileri bakarım….

Bir de bu filmde, çekimi iki yıl sürmüş, 200 ekstra çekilmiş, şahane bir stadyum sahnesi bulunmakta. Filmi bitirdikten sonra, tekrar, tekrar izlemek isteyebilirsiniz. Hepinize şimdiden iyi seyirler…


Comments

%d blogcu bunu beğendi: