Cruella filmi üzerine

Cruella ile ilgili bildiğiniiz her şeyi unutun; Emma Stone'un Cruella'sı bize karakteri silbaştan anlatıyor. 3 dk


101 Dalmaçyalı filmindeki Cruella de Vil’in aslında kim olduğunu anlatmaya niyetlenmiş bir film Cruella. Emma Stone, Disney’in en ikonik kötülerinden birini canlandırmak için siyah beyaz kürk mantosunu üzerine geçirmiş ve tabi doğuştan geldiğini anladığımız siyah beyaz saçlarıyla boy gösteriyor. Önce filmin fragmanını izleyelim.

Bir şekilde 101 Dalmaçyalı filmini izleyip de sevmeyen yoktur diye düşünüyorum.

Orjinal adı “One Hundred and One Dalmatians olan film Walt Disney tarafından üretilen ve Britanyalı yazar Dodie Smith’in aynı adlı romanından uyarlanan 1961 yapımı Amerikan animasyon filmiydi. Film 25 Ocak 1961 yılında Buena Vista Distribution tarafından dağıtıldı. Walt Disney Animasyon Klasiklerinin 17. filmiydi. 4 milyon dolar bütçeli film 215 milyon 880 bin dolar hasılat yaptı.

Film 1996 yılında yeniden uyarlandı. Cruella rolune Glenn Close hayat verdi. İlk başta Close rolle pek ilgilenmedi ama Sunset Boulevard kostüm tasarımcısı Anthony Powell onu filmin potansiyeline ikna etti. Sonunda, anlaşmayı imzaladı ve Powell, Rosemary Burrows ile birlikte Dalmaçyalılar için kostümler tasarladı .

Yönetmen Stephen Herek ( Bill & Ted’s Excellent Adventure ), Londra yakınlarındaki Shepperton Stüdyolarında çekilen devasa sette gerçek köpekleri kullanmayı tercih etti. Bu, Dalmaçyalı kulüpleri telaşa düşürdü, yavruların üretimden sonra atılacağından endişe edildi.

Cruella rolünde Glenn Close.

Yapımcı Edward S. Feldman anılarında, “Filmde kullanılan her bir yavru köpeğin evlat edinilmesinin önceden ayarlanacağını garanti ettim” diye yazdı. “Shepperton’da bir Dalmaçya oteli inşa ettik ve köpeklere kraliyet ailesi muamelesi yapıldı. Yavrulara 13 eğitmen görevlendirildi. … 300’e ihtiyacımız vardı çünkü onları ancak 5-6 haftalıkken ve en tatlı zamanlarında kullanabiliyorduk.”

Film, 67 milyon dolarlık bir bütçeyle (114 milyon dolar) yurtiçinde 136 milyon dolar (2021’de 232 milyon dolar) hasılat yapan bir hit oldu ve Close’un 2000’de 102 Dalmaçyalı rolünü yeniden üstlenmesini sağladı .

21 Ocak 2003 yılında Disney stüdyosu filmin devam – 101 Dalmaçyalı II: Patch’in Londra Macerası çizgi filmini sundu.

Gelelim Emma Stone’un Cruella’sına. Tanıtımlarda film hep Cruella de Vil’in, 1970’lerde Londra sosyetesi tarafından dışlanmış, dramatik davranışlara ve çizgi çizgi göz kalemleri konusunda maharetli bir karakter olarak ortaya çıktığı söylendi. Aksanlı ve ahlaksız bir ses tonuyla konuşan Emma Stone, “ En başından itibaren, benim dünyayı herkesten farklı gördüğüm gerçeğinin farkına vardım. Ve bu bazı insanların hoşuna gitmedi. Ama ben her insan için yaşamıyorum. Sanırım benim bir psikopata dönüşeceğimden hep korktular.” diyor.

Film Cruella’nın kişilik analizine odaklanmış. Onun aslında nasıl Estella’dan Cruella’ya dönüştüğünü öğreniyoruz. Ve dolayısıyla da bu anlama çabaları onu kötü bir karakter olmaktan çıkarıyor. Bu tür filmler son yıllarda oldukça yayınlaştı. Joker, Magnificent bunlara örnek olarak verilebilir. İyi olmaya çalışan kötülerin hikayesi.

Film bilindik Cruella karakterine odaklananlar için beklentileri karşılamayabilir. Çünkü karşımızda sempatik bir Cruella var.  Emma Stone karaktere hayat verme konusunda oldukça başarılı. Ne kadar içselleştirdiği ve rolle bütünleştiği de… Çift karakterli Cruella’yı bütün detaylarıyla yaşatıyor. Ona bir diğer usta isim Emma Thompson eşlik ediyor. Baroness rolüne hayat veren Emma Thompson’un da en başarılı rollerinden biri diyebiliriz. Eğenceli ve bir o kadar da dramatik bir ikili oldukları kesin.

Emma Stone’un Cruella’sı; Şık ve psikopat

I,Tonya, Lars and the Real Girl filmlerinin yönetmeni Craig Gillespie, Stone’un oyunculuğunun katmanlılığını kucaklıyor. Cruella’nın iyi yakın arkadaşından birindeki aksanlı çalışma her ne kadar kulak tırmalasa da bu devasa filmi bununla değerlendirecek değiliz.

Cruella’yı bir kaç kelime ile anlatacak olsak kuşkusuz ipekler kürkler mücevherlerle anlatabiliriz. O da ait olduğu dünyayı böyle anlatıyor filmde ama aslında bu kadar olmadığını görüyoruz. Kesinlikle izlemeye değer…


Comments

%d blogcu bunu beğendi: